Bilim Kurulu Üyesi: Antiviral ilaçlardan umutluyum

 Bilim Kurulu Üyesi: Antiviral ilaçlardan umutluyum

İllere göre oranların açıklanmasıyla bundan böyle herkesin ortak çalışması gerektiği zorunluluğunun da doğduğunu bildiren Sağlık Durumu Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz şöyle konuştu:

* Bu saydamlık ile vatandaş olarak da hepimiz sorumlu oluyoruz olgu sayılarının azalmasında. Devletin de sorumluluğu, okullarda (dönüşümlü eğitim örneğin, 40 birey benzer sınıfta yok de dönüşümlü olacak şekilde organize edilmesi gibi) veya sosyal alanlarda (kafe restoranlarda vs denetimlerin yapılması, kontrollü açılma konusunda) olacak.

Risk derecelendirmesi açısından ABD’deki uygulamalardan misal veren Prof. Dr. Yavuz, “Mesela orada 14 gün içinde diyelim 100 bin nüfusta yüzde 10’un altındaysa enfeksiyon insidansı (yeni olguların nüfusa oranı), fazla düşük riskli anlamına geliyor bu. Dolayısıyla çok düşük tehlike alarak okulları açabilirsiniz deniyor. Türkiye’de de bize özgü değerlendirmelerle eşik değerler belirlenecek ve buna tarafından kararlar alınacak. Burada bağlı ama sıfır riskten bahsedemeyiz. Riskin derecelendirilmesi söz konusu olacak açılmada. Önemli olan daha düşük riskte bunu gerçekleştirmek” diye konuştu.

“DÜŞÜK OLGU ORANININ EN DÜŞÜK İKİ HAFTA KORUNMASI GEREKİYOR”

Risk derecelendirmesine örnek de veren Prof. Dr. Yavuz, şöyle konuştu:

* 100 bin nüfusta 7 jurnal insidans, yüzde 116, yüzde 300 olan yerler var. Buralarda açılma yerine getirmek çılgınlık olur natürel ancak.

* Oranın daha düşük olduğu illerde kademeli açılma yapmak daha mantıklı olacak. Her il kendi durumunu bileceği için de yüksek oranların görüldüğü yerlerde olur ya de ekstra önlemler alınması gerekecek. Keza açıklanan oranlarda sadece insidans değil, azalmaya devam etme eğilimini bakmak de kayda değer.

* Diyelim fakat yüzde 50 oran çıktı fakat aşağıya dürüst iniş eğilimi gösteriyor. 14 gün baştan başa da bunu koruyabiliyorsanız bu da önemli. Yani sadece değerlendirmelerde yalnızca emin bir oranın baz alınması yok, o oranın stabil bir şekilde gitmesi de verilecek kararlarda baz alınacak.

* Örneğin Doğu Karadeniz’de fazla yüksek görünüyor oranlar. Yükselme devam ediyorsa ekstra önlemler gerekecek. Nedir bu önlemler? Kovid-19’da elimizde farmasötik olmayan (ilaç dışı) önlemler dört tane zaten. Mesafeyi artırmak, insan hareketini kısıtlamak ve maske kullanımı ile hijyen.

* böylece de oranın fazla yüksek olduğu illerde yolculuk kısıtı vesaire anlamında, insan hareketlerinin de kısıtlanması tartma kazanacak.

“SIRASI GELENLER BİR GÜN BİLE BEKLEMEDEN AŞI OLSUN”

Serbestleşmelerin başlayabilmesinde aşılamanın da çok büyük payı olacağına değinen Prof. Dr. Yavuz, “Zaten dünyada aşıyı süratli yapan ülkelerde de bu fazla açık olarak gösterildi. Aşı yaptığınız grupta, enfeksiyon hızı bariz olarak azalıyor. O nedenle şimdi kim aşı olabiliyorsa, hiç süre kaybetmeden, yarın olurum, haftaya bakarım demeden anında gidip aşısını olmalı. Bu hem kendisi, keza toplum için manâlı. Enfeksiyon hızının azalması ve açılmaların olabilmesi için çok kritik önemi var aşılamanın. Aşı hakkı gelen herkesin hiç tereddütsüz ve ertelemeden aşısını olması gerekiyor. Ne değin çok insan aşılırsak, oranların öyle düştüğünü göreceğiz” ifadelerini kullandı.

“İLAÇLARDA DA ÖNÜMZÜDEKİ 6 AY İÇİNDE İYİ SONUÇLAR ALACAĞIZ”

Kovid-19’la mücadelede sadece aşılar yok ilaçların da kayda değer bir beklenti oluşturduğuna muhabere eden Prof. Dr. Yavuz, bu konuda son çalışmalardan birinin epeyce umut verici olduğunu söyledi.

Koronavirüse aleyhinde deneysel hap çalışmalarından “molnupiravir” ile ilgili araştırmada ilacın, farelerde virüsün vücutta çoğalması ve bulaşmasını engellediği görüldü.

Prof. Dr. Yavuz, şöyle konuştu:

*Bir Takım ilaçlar var klinik çalışmaları sürekli. Bizde de kullanılan favipiravir sözde bir antiviral ilaçla ilgili yeni bir netice açıklandı. O da oral yoldan alınan bir ilaç.

* Molnupiravir hayvan deneylerinde, fazla etkili olduğu gösterilmişti. Hemen klinik çalışmaları devam ediyor. Mart gibi Evre 2 ve 3’ü yayınlanacak. Bundan fazla ümitliyiz. Umarım insanlarda da iyi sonuçlar elde edilir. Oral olması nedeniyle muhakkak etkinliği gösterilmiş bir casus olarak karşımıza çıkacak.

* Tekrar bizim de kullandığımız favipiravir’in etkilerine dair ufak incelemeler vardı, daha büyük çalışmaların sonuçlarını da bekliyoruz. Bu da bizim açımızdan anlamlı olacak.

* Çünkü gripte olduğu gibi ağızdan kullanabileceğimiz etkin bir ilacımız olursa Kovid-19’da da; keza tedavi anlamında, hem de önlenmesi anlamında işimiz kolaylaşacak. Aşılarda da var gerçekte böyle bir etki. Bitmiş yüzde 100 bulaştırıcılığı engellemiyor lakin beklentimiz, büyük oranda azalttığı da gösterildi. Yani aşıların da bulaştırıcılığı da azaltacağını öngörüyoruz.

* Çünkü aşılananlar hastalığı geçirse de hafifi seyirli olacağı için, daha eksik bulaştırıcı olacaklarını düşünüyoruz. Ayrıca aşıda ayrıca de ağızdan kolay alınabilen etkili antiviral casus elde edilebilirse aynen gripte olduğu gibi hastalığın tedavisinde de, bulaşıcılığını azalmasında da çok etkili silahlarımız olacak. Yani bu önümüzdeki 6 ay içinde ben bu alanlarda çok daha olumlu sonuçlar çıkacak diye tahmin ediyorum. (DHA)

İlginizi ÇekebilirBilim Kurulu üyesinden uyarı: Dikkatli olmak gerekiyorBilim Kurulu üyesinden uyarı: dikkat etmek gerekiyor

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın